fbpx
Dermatoloji

Türkiyede en fazla rastlanan cilt hastalıkları nelerdir?

Cildimiz vücudun dış yüzeyini tamamen kaplayan vücudumuzun en büyük organıdır. Bu nedenle Türkiye’de ve bütün dünyada en sık görülen sağlık sorunları arasında yer alır. Ülkemizde en sık rastlanan cilt hastalıkların arasında ilk önce Akne gelir.

Akne’nin toplumda bilinen yaygın adı sivilcedir. Sivilce oluşumunda genellikle genetik yatkınlık rol oynar. Kişinin ailesinde sivilce sorunu olması bile tek başına aknenin nedenidir. Ancak, hormonal değişim, farklı sağlık problemleri, stres ve yanlış kozmetik ürünlerinin kullanımı gibi nedenler de akne oluşumuna yol açabilir. Sanılanın aksine sivilce oluşumunun yağlı gıdaların tüketimiyle ilişkisi bulunmaz. Ancak süt ve süt ürünleri ile akne oluşumu arasında bağlantı olduğunu gösteren çalışmalar var. Ayrıca şeker, tatlandırıcı içeren ürünler, beyaz un ile yapılan unlu mamuller, şekerli içecekler ve işlenmiş gıdalar da akne gelişimine neden olabilir. Vücuttaki tüm doku ve organlara zarar veren sigara kullanımı, sivilcenin yanı sıra pek çok farklı cilt sorununa yol açabilir.

İkinci sırada Mantar hastalıklarını sayabiliriz. Cildin mantar hastalıkları , hem çocuklar hem de erişkinlerde görülebilen yaygın bir sorundur. Mantarlar, cildin en üst tabakası olan keratin dokusunda enfeksiyon oluşturur. Cilt haricinde kıl ve tırnak gibi diğer keratinize dokularda da yerleşerek hastalık oluşturabilir. Mantar, cilde temas eden havlu, terlik ve ayakkabı gibi eşyaların ortak kullanımı aracılığıyla bulaşabilir. Havuz, banyo, hamam ve sauna gibi yüksek nemli ortamlarda mantar bulaşma riski yüksektir. Cildinde mantar enfeksiyonu olan kedi, köpek gibi hayvanlara doğrudan temas
yoluyla da biz insanlara bulaşabilir. Vücudun herhangi bir bölgesinin uzun süre ıslak, terli veya nemli kalması mantar enfeksiyonuna zemin hazırlar. Çeşitli nedenlerle bağışıklığı zayıflamış kişiler, diyabetikler veya uzun süreli antibiyotik tedavisi alan bireyler de mantar enfeksiyonları açısından risk altındadır.

Üçüncü sırada Atopik Dermatit’i sayabiliriz. Atopik dermatit veya atopik ekzema, çoğunlukla bebeklik ve erken çocukluk döneminde başlayan kronik bir deri hastalığıdır. Özellikle sosyoekonomik olarak gelişmiş toplumlarda giderek artan sıklıkta görülmektedir. Atopik ekzema, esas olarak derinin bariyer özelliklerinin bozukluğu sonucunda deri kuruluğu ile birlikte kaşıntı ile karakterizedir. Atopik ekzema hem hastaların hem de ailelerinin yaşam kalitesini önemli ölçüde bozmaktadır. Bebeklik ve çocukluk döneminde başlayan olguların %70 ‘inde atopik ekzema, şiddeti giderek azalarak, 10 yaş civarında iyileşir. Bazı hastalarda ise hastalık, yaşam boyu süren deri kuruluğu ile hafif bir şekilde ya da el, göz çevresi veya meme başı gibi bölgesel alanlarda tekrarlayan ekzema ataklarıyla devam edebilir. Atopik ekzema nadiren erişkin yaşta da başlayabilir.

Dördüncü sırada Zona hastalığını sayabiliriz. Zona, Varicella Zoster virüsünün neden olduğu, ağrılı kabarcıklarla seyreden bir hastalıktır. Zonaya neden olan virüs, suçiçeği hastalığının da etkenidir. Suçiçeği geçirildikten sonra sinir köklerine yerleşip sessiz halde kalan bu virüs, ilerleyen yaşlarda, özellikle bağışıklık sistemi çeşitli nedenler ile zayıfladığında yeniden aktive olup, bir sinir dağılım bölgesindeki ciltte hastalık oluşturur. Sadece suçiçeği geçirenler hayatlarının ileri dönemlerinde zona olabilir. Zona, daha çok 50 yaş üzerindeki yetişkinlerde ve yaşlılarda görülmekle birlikte çocuklarda
da ortaya çıkabilir. Genellikle bir kez geçirilen zona, nadiren 2 –3 kez tekrar edebilir. Çocukluk çağında yapılan suçiçeği aşılaması, suçiçeğine karşı büyük oranda koruyuculuk sağlarken, zonayı da önlemektedir.

Beşinci sırada Bazal hücreli karsinom’u sayabiliriz. Bazal hücreli karsinom cildin en yaygın görülen kanser türüdür. Bazal hücreli karsinom farklı şekillerde olabilmekle birlikte sıklıkla ciltte hafif şeffaf bir yumru olarak belirir. Baş ve boyun gibi güneşe maruz kalan alanlarda daha sık görülür.
Bazal hücreli karsinomların birçoğuna uzun süreli ultraviole ışın maruziyetinin sebep olduğu düşünülmektedir. Güneşten korunmak ve
güneş kremi kullanmak, bazal hücreli karsinomdan korunmaya yardımcı olabilir.

Daha Fazla Göster

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

İlgili Makaleler

Göz Atın
Kapalı