fbpx
Aile Danışmanlığı

Reddedilme kaygısıyla başa çıkmanın 8 yolu

Kabul edilmeyeceğinize dair duyduğunuz kaygının aslında bu durumu yaşamamıza yol açabileceğini fark ederek yaşadığınız bu kaygıyla başa çıkma yolunda ilk adımı atabilirsiniz.

Kendi kendini gerçekleştiren bir kehanet, bir konuyla ilgili belirli bir inancı olan kişiyi inancın gerçekleşmesine neden olan eylemlerde bulunmaya motive eden düşünce biçimidir. Bu tür düşünme genellikle fırsatları yakalayamamanıza neden olur ve zaten zorlandığınız ilişkilerde sizi daha da zora sokabilir. Örneğin, bir grup insanın sizi reddedeceğine inanıyorsanız savunmacı, endişeli veya aşırı kontrollü bir şekilde davranabilirsiniz. Sonunda, bu “doğal olmayan” ve kaygınızdan kaynaklanan gerçekten reddedilmenize neden olabilir. Ve sonunda kendinize “En başından beri haklıydım, benden hoşlanmadıklarını biliyordum!” diyerek kendinizi doğrularsınız. Düşünce sistemimizin nasıl çalıştığını fark edebildiniz mi? Kendi kendinizi bu tür kısır döngülere sürüklememek için samimi bir öz-değerlendirme yapın. Olası reddedilme konusundaki korkularınız ve inançlarınız başkalarına karşı davranışınızı nasıl etkiliyor? Kaygınız sizi ilişkilerde ne tür hatalar yapmaya itiyor?

“Felaket senaryolarını” yavaşça bir kenara bırakın.

Pek çok kaygı, başımıza gelme ihtimali olan durumları düşünerek bunlarla ilgili felaketleştirme senaryoları yazmamızdan kaynaklanır.

Ya benden hoşlanmazlarsa?

Ya yalnız kalırsam?

Ya bana gülerlerse?

Bunların hiçbiri dünyanın sonu değildir. Eğer biz kendimizi bunların dünyanın sonu olduğuna inandırırsak, o zaman bu korkuların bizi kontrol etmesine izin vermiş oluruz. Asıl olan, insan olarak her şeyi tahmin etmemizin mümkün olmadığınız. Ne ile karşılaşacağımızı yüzde yüz net bir şekilde tahmin edemeyeceğimiz gibi bunu önceden kontrol etmemizde imkansızdır. Ancak yine de kendimizi kaygılanmaktan alıkoyamayız. Bu durumların başımıza gelip gelmeyeceğini kontrol edemiyorsak en azından eğer gelirse bununla nasıl başa çıkabileceğimizi düşünebiliriz. Bu “yapıcı düşünce biçimi” dir.

Zihinsel pratikler yapın.

İmajinasyon pek çok alanda kullanılan bir tekniktir. Sporcular önemli bir performans sergileyecekleri zaman, hemen öncesinde bunu zihinlerinde yaptıklarını, başardıklarını hayal ederler. Siz de kendi kendinize bazı zihinsel pratikler yapabilirsiniz. Kaygılandığım durumla karşılaşırsam eğer, bununla başa çıkmak için 3 yol belirleyecek olsam, bu yollar neler olurdu? Zihninizde “reddedildiğiniz” bir hikaye oluşturabilirsiniz. Reddedildikten sonra nasıl hissedeceğinizi, sonrasında bu durumla başa çıkmak için neler yapacağınızı hikayenize ekleyip gözünüzde canlandırabilirsiniz. Yalnızca bu egzersizi yapmak dahi kaygınızı bir miktar düzenlemenize yardımcı olacaktır.

Reddedilmek gerçekte nedir? Yaşamınızın kontrolü kimde?

Bir kişinin çok önemli bir maden keşfettiğini ve umursamayıp kenara attığını düşünün. Bu durum madenin değerini düşürür mü? Madenin değersizliği ile mi ilgilidir yoksa onu bir kenara atan kişinin umursamazlığı ile mi? Aynı şekilde, bir kişi diğerini reddettiğinde aslında bu durum reddedilenden çok reddeden kişiyi yansıtır.

Diğerlerinin düşüncelerine çok fazla anlam yüklediğiniz takdirde gücü tamamen karşı tarafa devretmiş olursunuz. Bu da sizi kendi yaşamını kontrol eden bir yetişkinden ziyade başkaları tarafından kontrol edilen biri haline getirir. Öyleyse kimsenin düşüncesini, sizin gerçekliğinizi değiştirecek kadar yüceltmeyin. Birisi veya birileri tarafından reddedilmek size kendinizi kötü hissettirebilir tabi ki. Fakat tam da bu noktada, düşüncelerinizden “değersiz” olduğunuz veya “sevilmeye değer olmadığınız” gibi inançları ayrıştırmak gerekir.

Odağınızı değiştirin.

Problemlere, olmasını istemediğimiz durumlara, hissetmek istemediğimiz duygulara çok fazla odaklanma eğilimindeyiz. Tüm bunlar için kendinize yeni bir odak belirleyebilirsiniz. Örneğin, kaygı yaşayabileceğiniz bir anda olduğunuzu düşünelim. Böyle bir durumda nasıl olmamanız/hissetmemeniz gerektiğine odaklanmak yerine odağınızı nasıl hissetmek istediğinize doğru çevirebilirsiniz.

Her zaman her şeyi doğru yapmanız gerektiği ile ilgili inancınızı bırakın.

Reddedilme kaygısı duyan kişilerde her şeyi her zaman en iyi şekilde yapmaya yönelik bir çaba olabilir. Bu çaba duygusal, fiziksel, sosyal olarak yorucudur. İllaki hatalar da yaparız. Hata yaptıkça da bu “en iyisini yapmam gerekiyordu” düşüncemiz, o mükemmeliyetçi tarafımız bize daha fazla yüklenir ve duygusal olarak bizi zorlar. Hatalarımızı da sahiplenmeli ve kabullenmeliyiz. Çünkü onlar da bizim birer parçamız. Diğerleriyle olan ilişkilerimizde de her şey istediğimiz gibi gitmeyebilir, hata yapabiliriz ve bunu önceden kontrol edemeyebiliriz. Hatayı devam ettirmek veya onarmak da bizim seçimimizdir. Kendi seçimlerimiz, kararlarımız, sonuçları ve tüm bunlarla ilgili ne yapıp ettiğimiz bizim hayatımızı şekillendirir.

Kendiniz olma cesaretini gösterin.

Devamlı olarak onay arayışı içinde olmak diğer insanların bizimle ilgili olumsuz yargılarda bulunacaklarına dair endişe duymaktır aslında. Bu da hayatımızdan neşeyi, doğallığı alıp götürebilir. Sürekli ne yapsak ve nasıl olsak diğerleri bizi kabul etse diye düşünmekten akışına bırakamayız. İdeal olanın ne olduğunu sorgulayabilirsiniz. Diğerlerinin standartlarına uygun biri olmak mı yoksa kendiniz olmak mı? Eğer kendiniz olabiliyorsanız ve kendiniz olabildiğiniz ilişkiler kurabiliyorsanız belki de bu hayatta yakaladığınız en büyük şanslardan biridir. Kendiniz olma cesaretini gösterebiliyor musunuz? Tamamen kendiniz gibi davranabilseniz hayatınızda neler olurdu? Bu kolay değildir ve çok fazla cesaret, içsel güç ister. Kendiniz olduğunuz için kimseden çekinmemek, özür dilememek yalnızca akışına bırakmak… Zaten kendiniz olabildiğinizde sizi “onların beğendiği veya standartlara uygun biri değil” siz olduğunuz için kabul edenler sizin etrafınızda olacaklardır. İnsanlar sizden hoşlansınlar diye değişmeye çalışmadığınızda, sizden gerçek anlamda hoşlanacak olanlar sizi bulacaktır.

Reddedilmeyi bir gelişme alanı olarak görün.

Bir kimse sizi eleştirdiğinde, reddettiğinde kendinizi “beceriksizim, değersizim” gibi düşüncelere kapılmış bir şekilde bulabilirsiniz. Fark etmeniz gereken buradan kendinizle ilgili bir sonuç çıkarmak değil, bunu bir gelişim fırsatı olarak değerlendirmektir. Reddedilmek, iyi gitmeyen ilişkilere ve durumlara karşı psikolojik dayanıklılığınızı korumayı öğretir. İçinde bulunduğunuz durumu detaylı bir şekilde ve kendinize de samimi olarak değerlendirmek çok önemli bir gelişim sağlar. Ayrıca reddedilmek sizin yetersiz olduğunuzla değil, karşıdakinin sizi yeterince “görememesi, anlayamaması” ile ilgili de olabilir. Reddedildiğiniz bir sonuçla karşılaşmak size yeni seçenekleri denemek ve keşfetmek için alan sağlar. Elbette bir süre kendinizi iyi hissetmemeniz normaldir. Üzülüp incinebilirsiniz. Dünyada bu tür duyguları yaşamayan neredeyse yoktur. Şunu bilmek gerekir ki hiçbir duygu tamamen yaşadığınız andaki kadar kalıcı değildir. Üzülürsünüz, kırılırsınız ve sonrasında bu duygular hafifler. Reddedilme anısı veya yaşadığınız durum her ne ise bu sizin zihninizde ilk başta renkli ve canlı bir görüntüyken zaman ve çabayla siyah beyaz hatta silik bir görüntüye dönüşebilir. Kimileri kendi kendilerine daha iyi hissetmeyi başarabilirken kimileri de o görüntüyü zihninden atıp duygusal anlamda rahatlamak için uzman desteğine ihtiyaç duyabilirler. Bu da son derece normaldir.

Daha Fazla Göster

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

İlgili Makaleler