fbpx
Aile Hekimliği

Açlık Hissetmeden Zayıflama ve Dengeli Beslenme

Günümüzde pek çok insan farklı destek terapileri ile zayıflama kürlerine giriyor. Bunlardan bazıları kilo veremezken bazıları ise kilo verebiliyor. Ancak uzun vadede bu insanların tekrar eski kilolarına dönmesi de az rastlanan bir durum değil.

“Ne zamandan beri diyet yapıyorsunuz?” sorusuna, “hocam ben hep diyet yapıyorum ama kilolarım biraz gitti, gerisi duruyor”,”daha önce bazı diyet programları, akupunktur vs ile kilo verdim ama tekrar geri aldım” cevapları aynı zamanda bıkkınlığı, üşengeçliği ve kronik yorgunluğu da ortaya koyuyor.

Herkese standart verilen üç tane zeytin, biraz peynir, ince dilim ekmek, ara öğünde galeta, öğlen tavuk ve yağsız salata… diye listeler uzayıp gidiyor. Ya da şu üründen içilecek, bunun çayı günlük tüketilecek söylemleri de biran önce zayıflamak isteyen insanların dikkatini cezbediyor. İnsanlık belki tarihinde hiç bu kadar zayıflama programlarına para ödememiştir ve işin ilginç yanı astım, diyabet, alerji, romatizma, kanser gibi kronik hastalıklarda ise patlama yaşanıyor.

İlgili Makaleler

Oysa eğitimin ve tedavilerin bireye özgü spesifikleştiği bir yerde aynı şekilde beslenme önerilerinin de bireye yönelik özel düzenlenmesi gerekir. Tabiki zayıflamak için paketlenmiş ürünleri azaltmak elzemdir. Ancak yeterli mi? Mesela kilo vermek isteyen insanlar kuru fasülyeyi azaltmalı ama nohutu artırmalı, marul yememeli ama tere, maydanozu artırmalı vs. Ve bazı insanların günde azar azar 4-5 öğün yemesi gerekirken, bazı insanların günlük öğününü 2’ye düşürmesi gerekir. Bütün bunların ayrımının yapılması için ilk başta kişinin mizaç profilinin çıkarılması gerekir. Böylece vücut metabolizması hakkında en doğru kulvarı belirlemiş oluruz. Aynı uygulamayı belli organlarında yağlanma ve hastalığı olan, bölgesel yağlanmaları olan kişilere de yapabiliriz. Böylece ilgili organın doğal mizacına dönmesi için tüketilmesi ve tüketilmemesi gereken gıdalara uyulduğunda, bu vücut metabolizmasında hızlanmaya, detoxa ve kilo verirken sıkı bir bedene ve cilde sahip olmanızı sağlar.

        Mesela bazı insanların mutlaka yürüyüş yapması gerekir ama gelin görün ki buna zaman ayırmaya hiç enerjisi ve konsantrasyonu bulunmamaktadır. Bu kişinin başının bozulmuş mizacı düzenlendiğinde kendini çok daha enerjik hissedecektir. Böylece daha istekli ve keyifle yürüyüşlerini yapacaktır.

        İştahı çok açık olan danışanlarda ise biorezonans ile ekmek, tatlı gibi karbonhidrat düşkünlüğü ortadan kaldırılabilmektedir. Bu tarz sürekli atıştıranlarda devamında mizacına yönelik beslenme önerilerine uyduğunda çokta açlık hissetmeden konforlu bir şekilde kilo verebilmektedirler.

        İnsanların sadece kilo vermek için değil dengeli beslenmesi için de mizaçlarını bilmeleri ve buna uygun beslenmeleri onların diyabet, romatizma, kronik yorgunluk, bel-boyun fıtığı, migren, alerji, parkinson gibi hastalıklara yakalanmasını engelleyecek, daha enerji dolu ve verimli bir motivasyonla hayatlarını devam ettirmelerini sağlayacaktır.

Daha Fazla Göster

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

İlgili Makaleler